Edebiyat Arşivi

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Genel Özellikleri PDF Yazdır e-Posta
Türk Dili ve Edebiyatı - İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
Ali Horuz tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 26 Aralık 2011 03:06

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı ya da Destan dönemi Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyet'i kabulünden önceki dönemlerdeki Türk edebiyatıdır. İlk Türkçe edebî eserler bu dönemde verilmiştir.

Sözlü Edebiyat

Sözlü Türk edebiyatı, Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Maniheizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir. Özellikleri:

"kopuz" adı verilen sazla dile getirilmiştir.

Ölçü olarak ulusal ölçümüz olan "hece ölçüsü" kullanılmıştır.

Nazım birimi "dörtlük" tür.

Dönemine göre arı bir dili vardır.

Dizelere genel olarak yarım uyak hakimdir.

Daha çok doğa, aşk ve ölüm konuları işlenmiştir.

Bu dönem ürünleri anonimdir.

Avcı ve göçebe toplumun dinsel törenlerinden doğmuştur.

Anlatım söze dayanmaktadır.

Şiir ağırlıklıdır.

Uyak düzeni aaab,cccb,dddb dir.

 

Dönemin Ürünleri

Koşuk:Sığır denilen sürek avlarında söylenen şiirlerdir Konusu daha çok doğa, aşk, savaş ve yiğitliktir. Bu tür daha sonra halk edebiyatında koşma adıyla anılmıştır.

Sav:Dönemin özlü sözleridir. Bugünkü atasözlerinin ilk biçimi niteliğindedir.

Sagu:"Yuğ" adı verilen ölüm törenlerinde ölen kişinin erdemlerini ve onun ölümünden duyulan hüznü,acı,üzüntüyü dile getiren şiirlerdir.

Destan:Toplumu derinden etkileyen olaylar sonucunda halk arasında kendiliğinden oluşan uzun nazım türüdür........

Sözlü dönem destanlarının özellikleri 

Toplumun ortak görüşleri yansıtılmıştır.

Olağanüstü özellikler bulunmaktadır.

Önemli kişiler han, kral gibi seçkin kişilerden veya toplumun kabullendiği bir kahramandan ibarettir.

Söyleyiş milli dil tarzındadır.

Oldukça uzun yazılardır.

Milli nazım ölçüsü kullanılmıştır.

Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde gruplandırma yapmak mümkündür.

Türk destanları 

Destanlarımız yazıya geçirilmedikleri için bugün bunların ancak konularını bilmekteyiz. Bunları da İran, Çin ve Arap kaynaklarından öğreniyoruz.

Saka Devri Destanları 

Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarında Alp Er Tunga’nın yiğitliklerini ve bu savaşları anlatır.

Şu Destanı: İskender’le Türkler arasındaki savaşı ve Türk hakanı Şu’nun kahramanlıklarını anlatır.

Kars Devri Destanları

Oğuz Destanı:Hun hükümdarı Oğuz(Mete)'un Orta Asya'da Türk birliğini nasıl kurduğu anlatılır.Bu destanın Uygurca yazılmş bir kopyası Paris'tedir.

Göktürk Destanı

Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan türeyişini anlatır.

Ergenekon Destanı: Bir savaşta yenilen ve Ergenekon’a kaçan Türklerin orada bir demir dağı eritip intikamlarını almalarını anlatır.

Uygur Devri Destanı

Türeyiş Destanı: Türklerin erkek bir bozkurttan meydana geldiğini anlatır.

Göç Destanı: Uygur Türklerinin anayurtlarından göçünü anlatır.

Destan Türleri 

Destanlar oluşumları bakımından iki grupta incelenebilir

Doğal Destanlar 

Halk arasında ortaya çıkan anonim ürünlerdir. Bunlar genellikle daha sonra bir şair tarafından derlenip düzenlenmiştir. Bu türe örnek olarak şu destanları sıralayabiliriz.

İliada, Odysseia, Yunanlıların (Homeros)

Kalevala, Finlilerin,

Nibelungen, Almanların,

Ramayana,Mahabarata, Hintlilerin

El Cid, İspanyolların

Chanson de Roland, Fransızların

Gılgamış, Sümerlerin

Şehname, İranlıların

İgor, Rusların

Şinto, Japonların

Türklerin Yapay Destanları 

Kuvay-ı Milliye Destanı : Nazım Hikmet

Üç Şehitler Destanı : Fazıl Hüsnü Dağlarca

Çanakkale Destanı: Mehmet Akif Ersoy

Genç Osman Destanı: Kayıkçı Kul Mustafa

Selçukname: Yazıcıoğlu Ali

Yazılı Edebiyat

Yazılı edebiyat, Türkler arasında yazının kullanıldığı devirlerde başlayan bir edebiyattır. Eldeki en eski ürünler 5. ve 6.yüzyıllarda yazıldığı tahmin edilen Yenisey Kırgızlarına ait balbal adı verilen mezar taşlarıdır. Ancak bu yazıtlar, adlar ve birkaç sözcükten oluşan Türkçe sözlerden ibarettir. Bu yazıtlardaki alfabe daha sonraki dönemlerde kullanılan Göktürk alfabesine göre ilkel bir nitelik taşır.

Yazılı edebiyata ait en önemli örnekler 8.yüzyılda dikilen ve günümüze dek ulaşan Göktürk Abideleri (Kitabeleri)'dir. Bu yazıtlara bugün Moğolistan'da bulunan Göktürk yazıtları , Orhun Irmağı'nın eski yatağı üzerinde bulunduğu için Orhun Yazıtları (Anıtları/Kitabeleri) denmiştir. Göktürk Kitabeleri de Yenisey Yazıtlarındaki gibi dikili taşlar üzerine Göktürk alfabesiyle yazılmıştır.

Yazıtlarda Doğu Göktürklerin tarihinden, komşularıyla olan ilişkilerinden savaşlarından ve yönetiminden söz etmektedir. Canlı bir söylev dili ve üslubu vardır. Bu yazıtlar, Türk Dili tarihi açısından önemli belge niteliği taşır.

 

Yazılı Dönem Ürünleri 

Orhun Kitabeleri (Yazıtları - Abideleri)

Uygur Metinleri

Orhun Kitabelerii: Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı yapan, Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için içte ve dışta savaşan Köktürklerin hikâyesi bu yazıtlarda anlatılmaktadır. Bu abideler 38 harfli olan Köktürk alfabesiyle yazılmıştır. Bunlardan en önemli olanları 3 tanedir.

1. Vezir Tonyukuk Yazıtı :Dört bakana vezirlik etmiş olan Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Daha çok Çinlilerle yapılan savaşlar anlatılmaktadır.

2. Kültigin Yazıtı:Göktürk hakanı Bilge Kağan'ın kardeşi Kül Tiğin'in ölümü üzerine Bilge Kağan tarafından dikilmiştir.

3. Bilge Kağan Yazıtı: Göktürk hakanı Bilge Kağan'ın ölümünden sonra yazdırılmış bir abidedir. Son iki yazar daha çok dönemin olaylarından, törelerden ve Bilge Kağan'ın ulusuna dilediği iyi dileklerden söz eder.

"Türk adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk Edebiyatı'nın ilk yazılı örnekleri olan Köktürk abidelerinde yazılar Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.

Uygur Dönemi Eserleri : Köktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma eserlerdir. Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bunlar turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Uygurların kâğıda kitap basma tekniğini bildikleri anlaşılmaktadır. Dönemden kalma birçok hikâyenin yanında kökünç denilen bir ilkel tiyatro eserleri de vardır. Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmışlardır.


Son Güncelleme: Cuma, 30 Aralık 2011 03:50
 

You are here  : Anasayfa Türk Dili ve Edebiyatı İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Tasarım

tasarim Tasarım: Ali Horuz

Destek

edebiyat, destek Sitemize katkı yapmak isterseniz, üye olup makale önerebilirsiniz. Gönderileriniz kendi adınızla yayınlanır.

Edebi Portal

 Edebi Portal EdebiArşiv.Com, Türkiye'nin en geniş edebiyat portalı olmaya hazırlanıyor.